Uzman Pedegog Size Nasıl Yardım Eder?

UZMAN PEDAGOG SİZE NASIL YARDIM EDER?

Hayatımız bir denge ve dengesizlik durumundan ibarettir. Büyürüz, gelişiriz, değişiriz. Sürekli ama sürekli farklılaşırız. Bu süreçte yaşamımızdaki kişiler, olaylar, durumlar, krizler, çatışmalar, güzellikler değişir ve farklılaşır. Yaşam  bu denli değişim ve devinim içerisindeyken yetişkinler olarak bizlerin en canlı hatıraları çocukluk yıllarımıza ait olanlardır. Çünkü ilk deneyim, ilk heyecan, ilk hata, ilk ceza, ilk kötü söz, ilk mutluluk, ilk paylaşım ve dahasını sıralayabileceğimiz binlerce “ilk” çocukken yaşadığımız anılarda saklıdır. Ve yaşanılan iyi ve kötü her neyse asla unutulmaz.

Yetişkin bireylerin kişilik yapılarının şekillendiği çocukluk yıllarında onları yetiştiren, ilgilenen anne-babaların, ebeveynlerin, akrabaların ya da bu rolü üstlenmiş herhangi bir yabancının katkısı inanılmazdır. İnsanoğlu yaradılışı gereği iyiyi ve kötüyü içinde barındırır. Fakat hangisinin güçleneceği konusunda etrafındaki yetişkinlerin tutum ve davranışlarının  etkisi büyüktür. Onlarla  geçirilen çocukluğun bu yüzden geleceğin yetişkinlerine yapılan bir yatırım olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Artan teknolojik faaliyetlerin çokluğu çocukları teknoloji bağımlısına dönüştürmüştür. Apartmanlara hapsolmuş köken ailelerden bağımsız bireysel merkezli ailelerde yetişen çocuklardan ailelerin serzenişlerini duymaktayım. İşte bu noktada toplum olarak pedagojik uzmana ve bilgiye ne kadar fazla ihtiyaç duyulduğunu fark ediyorum.

Öncelikli olarak çocuğun doğası gereği ilgiye  ve sevgiye muhtaç, enerjik, hareketli, meraklı, keşfe hazır bireyler olduğunu kabul  etmek gerek. Çocukların davranışlarının biz yetişkinlere mesajları vardır. Bunun içinde dolaylı yolları seçerler biz yetişkinleri taklit ederek. Mesela; kocanıza gün boyu ne kadar yorulduğunuzu söylerken aslında yardıma ihtiyacınız olduğu mesajını gönderirsiniz. Ya da sürekli çocuklarıyla meşgul olan karınıza ‘senin hayatın çocukların olmuş’ derken size hiç zaman ayırmamasından dertlenirsiniz aslında.  Açık iletişim kurmamak, beklentileri ve istekleri doğrudan ifade etmemek aslında çatışma tohumları eker kişilerarası ilişkilere. Bu yüzden umulmadık küçük  konulardan dev tartışma gündemleri açığa çıkar. Çocuklar da bu yöntemleri örnek alırlar kendilerini ifade ederken benzer iletişim kalıplarını kullanırlar. Toplumun, ailenin yönlendirmesiyle ya da bireyin kendi tercihiyle olsun fark etmez. Dolaylı  iletişim kurmak  sorunun keşfini ve çözüm arayışını zora sokar.

Bunun gibi  aslında çocuklarımızın da davranışsal problemlerinin kökenine bakıp öncelikli olarak fizyolojik bir temeli olup olmadığı araştırılmalıdır. Sonrasında psikolojik kökeniyle çalışılmalıdır. Bir çocuğun yemek yeme problemi varsa yemek istemeyip sağa sola dökmeyi tercih ediyorsa sizinle daha fazla kaliteli zaman geçirip oynamaya ihtiyacı olabilir. Sürekli mız mız ağlamaklı bir çocuk sizi hiç kendi halinize bırakmıyor bir bardak çayı dahi sıcak içemiyorsanız  çocuğunuzun bağlanma problemi olabilir. Sağlıklı bir güven ilişkisi kurmamış olabilirsiniz.

Çocuğunuzun davranış problemi ne olursa olsun, öncelikle anne baba olan siz yetişkinlere ne mesajı olduğunu düşünmek önemlidir. Sonrasında ise neden ihtiyaçlarını ifade etmek için  böyle bir yol tercih etti  bunu düşünmeliyiz. Çocuklarımız her şeyden önce bir bireydirler. Onların da duyguları, düşünceleri vardır. Çocuğunuzun davranış problemlerine yönelik çözüm için ilk farkındalık bu problemin çocuğun gözünden nasıl göründüğünü anlayabilmektir. Onun ne gördüğünü duyduğumuzda bu bizim çözümümüz için kazandığımız ilk anahtar olacaktır.

 

Uzman pedagog; Çocuğunuzun ne gördüğünü, siz anne-babaların  neleri anladığını yeniden gözden geçirmenize yardım ederek sağlıklı ve fonksiyonel aile yapısının güçlenmesine katkı sağlar. Bunu nasıl mı yapar? Cevap için sizleri Hayat Psikolojik Danışmanlık’ta beklerim 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir