Hizmetlerimiz

Psikolojik Danışmanlık

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

 

İnsanların davranışlarının nedenleri üzerindeki sorular bir asrı aşkın süredir devam etmektedir. Psikoloji insan davranışlarını inceleyen ve anlayarak yorumlamaya çalışan bilim dalıdır. Psikoloji bilimi sosyoloji, biyoloji, antropoloji, felsefe gibi disiplinlerle ilişki içindedir. Yer yer beyin fonksiyonlarıyla ilgilenirken yer yer çevresel koşullar içindeki insanı ve yer yer de geçmişten bu güne insan davranışlarının aktarılmasını inceler.

 

Psikolojik danışmanlar, dikkatli bir gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemler uygularlar. Ellerindeki tekniklerin kullanımının yanında yaratıcı ve araştırmacı olmaları da psikolojik danışmanlardan beklenen özelliklerdir. Psikolojik danışmanlar  başkalarıyla iyi iletişim kurabilen, sabırlı, tutarlı, hoşgörülü, işbirliğine açık, soyut düşünebilen, başkalarının duygularını anlayabilen, mantıksal bağlantıları kurabilen kişiler olmalıdırlar.

Psikolojik danışmanlar geleneksel olarak normal ve anormal işleyişini incelemek ve insanın zihinsel duygusal sağlığına katkıda bulunmak çabasındadırlar. İnsanların stresini azaltmak, performansını artırmak, kaygılarıyla baş etmesine yardımcı olmak için çalışırlar. Psikolojik danışmanlar sorunun çözümünde rol almakla sınırlı kalmaz, daha sorun ortaya çıkmadan koruyucu çalışmalarda yürütür. Davranış sorunlarına yaklaşımın temel kuralı, ciddi boyutlara ulaşmadan olumsuz tutum ve davranışların değiştirilmesidir.

 

Psikolojik danışmanlar bir çok alanda psikoterapi çalışması yaparlar. Anksiyete, depresyon günlük hayatın oluşturduğu stres faktörleri, ilişkiler gibi çok değişik konularda çalışırlar. İnsan hayatının tatmin edici, üretken, uyumlu olması konusunda bireylere ve gruplara yönelik çalışmalar yürütürler. İnsanın günlük hayatında sorunlar yaşıyor olması, duygusal ve davranışsal açıdan daha iyi olma isteğinin var olması gibi nedenlerle psikolojik danışmanlık hizmetine  başvurması kişinin akıl hastası olduğu anlamına gelmez. Günlük hayat insana olağan üstü zorluklar, karmaşalar sunmakta, kişi kendi çabasıyla bu zorluklarla baş edememektedir. Bu tür durumlarda insanlar psikolojik danışmanlık desteğiyle baş etme gücünü arttırabilir ve önemli kayıplar yaşamadan hayatını yoluna koyabilirler.

 

Genel olarak psikoloji; insanın dünyayı ve çevresini nasıl algıladığı, nasıl tepki verdiği, nasıl öğrendiği, nelerden endişe duyduğu, başkalarıyla ilişki kurmadaki tutumlarını nasıl geliştirdiğini ortaya koyar.  Psikolojik danışmanlar ise insanların yaşam sorunlarını çözmeleri, psikolojik dengesini korumaları konularında profesyonel yardımda bulunurlar. Kişilere farkındalık kazanmaları yönünde destek sağlar.

 

Neden Psikolojik Danışma?

Bazen psikolojik danışmanın yaşamda sorunları çözmede kullanılabilecek yöntemlerden yalnızca biri olduğu çok ihtiraslı psikolojik danışmanlara hatırlatılmalıdır! İnsanların birçoğu yaşamlarında hiç psikolojik danışma hizmeti almamıştır. Peki bu, onların yaşamı tam olarak yaşayamadıkları anlamına mı gelmektedir? Elbette değil. Pek çok insan yaşamın beraberinde getirdiği değişikliklere kendi çabası, arkadaşları, ailesi ya da dini inançları ve sahip olduğu değerleri  sayesinde uyum sağlayabilmektedir. Bununla birlikte, az önce saydığımız tarafların  yardımına rağmen, bazen yaşam öyle bir noktaya varabilir ki, profesyonel ve yetenekli bir yardımcının bu zorluklara uyum sağlama konusunda yol göstermesi gerekebilir Bu şekilde düşünüldüğünde psikolojik danışma bir nevi değişim, önleme ya da yaşamın  daha yaşanılır kılınması, yaşamı zenginleştirme aracı olarak görülebilir. Sebep ne olursa olsun, yaşam birey için bazen o kadar yıkıcı bir hal alabilir ki, aşırı stres, tatminsizlik ya da mutsuzluk gibi duygular, yaşamın normal akışında devam etmesini olanaksız kılabilir. Önleme ise, psikolojik danışma sayesinde kişinin yaşamında öngörülebilir nitelikli, gerginliğe yol açan  bazı olaylara hazırlıklı kılınmasını, kendi kendisine yardım etmesi için güç kaynaklarının keşfedilmesini ve yeni yaşam koşullarına uyum sağlayacak becerilerin kazanılmasını  sağlamaya yardımcı olunmasıdır.

İnsanlar yaşamda karşılaştığı güçlükleri kendi kaynaklarıyla, etrafındakilerin desteğiyle ya da zamanın yardımıyla çözebilir. Fakat psikolojik danışma hizmeti yukarıda sıraladığımız çözüm sürecini kısaltmaktadır. Kişilerin daha kısa sürede daha az hasarla atlatabilmelerine yardımcı olur. Psikolojik danışma süreci danışanların; yaşamlarını iyileştirme, geliştirme ve zenginleştirme çabasıyla yaşamlarını güzelleştirmelerini kolaylaştıracaktır.

 

 

 

Sistemik Psikoterapi

SİSTEMİK PSİKOTERAPİ

Sistemik aile terapisi bireylerin problemlerini onlar için önemli olan kişilerin ve sosyal ağların içerisinde değerlendirir. Sistemik psikoterapinin öncelikleri ise ; aile bireyleri arasındaki   ilişkiler, ailedeki etkileşimlerin kalitesi, ailenin gelişimi ve fonksiyonlarıdır. Terapötik süreçte  terapiye gelen danışanın hayatının bir bölümüyle çalışılır. Aslında bize gelmeden önce birçok şey yaşıyordur danışanlar fakat bize sadece belli bir temayla gelirler.

Hepimizin bir yaşam çizgisi vardır doğumdan ölüme kadar. Bu çizgiye bakacak olursak en önemlisi okula başlangıç bunun sonrasında ise mesleğe geçiş yer alır. Ve devam eden süreçte eş seçimi yer alır. Danışanlar danışmaya gelirken hem bu dönüm noktalarını sağlıklı şekilde atlatmak  hem de bundan sonraki yaşamda benzer problemlerle karşılaşmamayı hedeflerler. Sistemik psikoterapide sürece başlarken geleceğe yönelik olumlu bakış açısı kazandırmanın yanı sıra bu problemin geçmişle bağlantısı da  incelenir.

Sistemik Psikoterapi anlayışında; insanları değiştirmek mümkün değildir. Sistemik terapistin yapacağı danışana; geçmişte kendilerine yardımcı olan güç kaynaklarını bugünde kullanabilir mi buna yönelik farkındalığı arttırılmaya çalışılır. Değilse yaşamında henüz keşfetmediği güç kaynakları üzerinde çalışarak danışan cesaretlendirilir. Biz sistemik terapist olarak bu sürece sadece eşlik edebiliriz. Danışana bizim aracılığımızla kendisini keşfetmesine yardımcı oluruz. Sistemik tekniklerle kendini değiştirmesine ve geliştirmesine yardımcı olabiliriz. Danışanın değişip değişmemesi kendisine bağlıdır.

Sistemik Psikoterapi 3 süreçten oluşur:

  • Danışanın gördüğü süreç
  • Terapistin gördüğü süreç
  • İkisinin de paylaştığı ortak süreç

Bu yaklaşım Virginia SATİR’in de dediği gibi “Ayrıntılarda boğulmamak için içeriği değil süreci takip etmek gerek ” düşüncesini hayata geçirmemizi  kolaylaştırır.

Sistemik psikoterapi desteği alan danışan terapiye sosyal çevresiyle gelir. Ailesi, dostları bunun yanı sıra bilgileri, yaşantıları… Bize gelen danışan yanında getirdiği iletişim kalıplarıyla diyalog kurar.  Bu nedenle psikolojik problemler çok yönlü oluştukları için tek asprin yeterli  olmaz! Danışanın tanınmasının yanı sıra tüm aile kontekside (iletişim kalıpları, duygular, düşünceler, yaşantılar) sürece dahil edilir.

Sistemik psikoterapide her problemli davranışın bir anlamı vardır. Sistemik terapist olarak bizler neden bu kadar yaşantının içinden cımbızla bunları seçmiş ve terapi sürecine getirmiş buna cevap bulmaya çalışırız.

Problemin uzmanı danışandır. Sistemik psikoterapide çalışma biçimi diğer yaklaşımlardan farklıdır. Determinist (neden sonuca dayalı) değildir. Aksine karşılıklı etkileşim ile döngüsellik söz konusudur. Her danışanla birlikte yeni bir bakış açısı  oluşur. Terapist kendi bakış açısını ve doğrusunu danışana dikte etmek yerine  sistemik sorularla kendi iç dünyasında hareketlenme sağlar. Sistemik psikoterapinin illa ki danışanı mutlu göndermek gibi bir sorumluluğu yoktur. Fakat hayatında  küçük bir kafa karışıklığı yaratarak terapiden  ayrılabilmelidir. Burada kendini iyi de hissedebilir danışan kötü de.

Sistemik psikoterapinin yüzlerce tekniği vardır. Ayrı ayrı konularda ayrı ayrı danışanlara iyi gelebilir. Fakat tüm yöntem ve tekniklerin  ortak bir özelliği vardır: somut ve nesnel bir şekilde terapi sürecini betimlerler ve danışanların kendi süreçlerine yönelik  iç görülerini  arttırırlar.

Sistemik psikoterapiyle  danışanın yeni bir bakış açısına sahip olması önemsenir. Danışanın kendisini keşfetmesine yardımcı olmak hedeflenir ve kullanılan yöntem ve tekniklerle farkındalığını içselleştirmesine yardım edilir.

 

SİSTEMİK TERAPİ SÜRECİNDE ETKİLEŞİMSEL BECERİLER VE MÜDAHALELER

Etkileşimsel Beceriler:

Uzlaşma; Sorunları belirleme ve aileye hizmet eden uzlaşı ortamı yaratma konusunda aile üyelerine yardımcı olma

Aile yapısını değiştirme; Aile ilişkilerini yöneten kurallar ve rolleri tanımlama ve değiştirme

Katılım ; Her bir aile üyesiyle işleyen bir iletişim kurma

Döngüsel sorular sorma; Ailenin her üyesinin bakış açısını öğrenmeye çalışma

Etkileşim oluşturma; Psikolojik danışmada aile sistemlerine müdahale edilmesi psikolojik danışmana sistemi işleyişi içinde gözlemleme fırsatı verir ki bu ailenin bir aile üyesinin aile içi etkileşimler hakkında  bilgi vermesini istemekten çok daha iyi bir alternatiftir. Bunu yapabilmek için. psikolojik danışman bazen etkileşim yaratmak durumunda kalabilir.

Koalisyonları tanıma ; Sistemin belli üyelerinin yine belli aile işlevlerini  kontrol etmek veya kendilerini bunlardan korumak amacıyla bir araya gelmelerine izin veren aile koalisyonlarını  gözlemleme. Bununla birlikte koalisyonlar genellikle aile sisteminin en üretken işlevlerine karşı hareket ederler.

Etkileşimsel Müdahaleler

Soyağacı (Genogram); Ailenin üç neslini göstermek amacıyla Murray Brown tarafından geliştirilen ve sistem üyelerini temsil eden grafik.

Aile heykeli; Aile üyelerinin ilişkileri, sınırları ve diğer aile dinamiklerini göstermek amacıyla birbirlerini fiziksel olarak (sahne üzerindeymiş gibi) düzenledikleri bir alıştırma.

Güçlendirme; ailenin duruma tepki vermesini sağlamak için ilişkiler içinde ve arasında duyguyu arttırmanın bir yolu.

Yüzleştirme; aile sistemini etkileyen, ancak sistem tarafından karşılıklı olarak inkar veya göz ardı edilen ayrıntılara, sorumluluklara veya eylemlere dikkat çekmeye çalışan bir alıştırma.

Aile sınırlarını  yeniden yapılandırma; Danışanın, sistemin kendisini nasıl düzenlediğini yapılandırmak amacıyla ilişki düzenlemelerinin etkin bir biçimde koreografisini yapmasının yolu

Üçlemelerle  başa çıkma; Sistemin bir ya da daha fazla üyesini yönlendirmek için koalisyonlar veya sistemi tanıma ve bunlarla yüzleşme.

Yeniden Biçimlendirme (Reframing) Bir durum, ilişki veya eylemi, aile üyelerinin onu görme şekline alternatif bir yöntemle sunan bilişsel bir müdahale.

Yönerge verme; Psikolojik danışmanın, psikolojik danışma haricinde özel bir durum meydana geldiğinde aile sistemi üyelerinin farklı bir şekilde davranması veya tepki vermesi için sunduğu bir talimat veya ödev.

Çelişki (Paradox) Danışan ailenin görüntüde aşılamayacak olan durumların ötesine geçmesini sağlayacak çelişen  koşullar veya eylemlerin sunulması.

Belirti Reçetesi; Sistemin veya aile üyelerinin farklı bir işlev düzeyinde hareket etmesine yardımcı olmak veya bunu sağlamak amacıyla çelişen koşulların uygulanması

Cinsel Terapi

Online Terapi

Evlilik Terapisi

EVLİLİK TERAPİSİ
Evlilik terapisi; değişim ve gelişimi sağlamak adına, aileler ve çiftler arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı, psikoterapinin bir dalıdır.
Evlilik Terapisine Kimler Katılabilir?
İlişkilerinin farklı evrelerinde olan çiftler katılabilir; evlenecek olan çiftler, evliliğin başında olan çiftler, küçük çocuklara sahip çiftler, ergenlik çağında çocuklara sahip çiftler, ileri yaştaki çiftler katılabilir.

Evlilik Terapisinin Amaçları
Ülkemizde evlilik terapisi son yıllarda giderek artan bir öneme sahiptir. Bireyler, sıkıntılı ve zor olan döngülerinden kurtulabilmek için tüm sistemde meydana gelebilecek bir değişime ihtiyaç duymaktadırlar. Terapistler, aile üyelerinin birbirlerine yardım edebilmeleri için yapıcı yollar bulmasına yardım ederler. Her bir üyenin sıkıntısı aile sistemi içinde değerlendirilir. Aile içinde ve çiftler arasında yaşanan zorlu ve sıkıntılı süreçlerin ele alınarak çatışmaların çözülebilmesi ve tüm aile üyelerinin sağlıklı yönde değişiminin ve gelişiminin sağlanması önemlidir. Hem aile içi ilişkileri düzenlenmesi hem de diğer insanlar ve durumlar ile ilişkilerin düzenlenmesi hedeflenmektedir.

Evlilik Terapisi Nasıl Uygulanır?
Evlilik terapisti danışanlara karşı nötr ve taraf olmayan bir tutum sergiler
Evlilik terapisti çiftlerin birbirlerini duymalarına yardımcı olmaya çalışır
Evlilik terapisinde ilişki problemlerinin nasıl ortaya çıktığı ve değişikliğin nasıl mümkün kılınabileceği temaları üzerinde durulur
Evlilik terapisinde eşlerin aralarında problemin ne olduğunun açığa çıkarılmasından sonra daha büyük bir farkındalıkla ve kararlılıkla karar almalarını sağlayacak ortam oluşturulmaya çalışılır

Eşlerden biri terapiye katılmak istemezse;
Eşlerden biri tek başına bu süreci başlatabilir
Terapi süresince diğer eşin evlilik terapisine yönelik olumlu tutum kazanması için neler yapılabileceği üzerinde konuşulur
Eşe herhangi bir yükümlülük olmadan sadece denemek için gelebileceği söylenir
Evlilik terapisine gelmek istemeyen bireylerde endişelerini dile getirmeye başladıkça terapide kendilerini daha güvende hissederler.

Evlilik Terapisini Neler Zorlaştırır?
Sır saklamak terapi sürecinde,
Terapiye gelme konusunda isteksiz eşe ısrarcı bir tutumla terapi desteği almaya zorlamak,
Gelmeyen eşi terapiye ikna etmek için terapiyle ilgili gerçekçi olmayan fikirler öne sürerek yüksek beklentiler oluşturabilir,
Sadece diğer eşin değişmesi gerektiğine inanmak,
Eşlerin farklı amaçlarla gelmeleri,
Terapi sürecinde kararlaştırılanları yerine getirmemek,
Güvenmemek,
Boşanma öncesinde yardım talep ederek çok geç kalmak.

Çocuk ve Ergen Psikoterapisi

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOTERAPİSİ

Çocukluk ve hemen arkasından gelen ergenlik, değişimlerin en çeşitli ve en hızlı yaşandığı dönemler olduğu için ayrı bir önem taşır. Yaşa paralel olarak anlamlı değişimler gösteren bilişsel, duygusal, fiziksel, davranışsal ve sosyal süreçler zaman zaman göz ardı edilebilmektedir. Bu süreçlerin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için çocuk ve ergenin değişimleri hakkında bilgi sahibi olmak hem ortaya çıkabilecek bir sorunun farkına varmayı hem de sorunun çözümü konusunda doğru adım atabilmeyi beraberinde getirecektir.
Çocuk-Ergen Psikoterapisine Götüren Nedenler
Okula gitmek istememe ya da sürekli geç kalma,
Sosyal ilişkilerde yetersizlik,
Derslerinde fark edilir düzeyde gerileme,
Daha önce zevk alınan etkinliklere karşı isteksizlik,
Konuşma ve tuvalet terbiyesinde gecikme,
Öğrenme güçlükleri,
Aşırı sinirlilik agresif davranışlar sergileme,
Kendini iyi hissetmeme gibi fiziksel rahatsızlıklarda artış,
Alkol, uyuşturucu vb. madde bağımlılıkları belirtileri,
Cinsel kimlik karmaşası,
Yeme bozuklukları( aneroksiya, bulumia, obezite),
Uyku problemleri
Çocuk-Ergen Psikoterapisiyle Amaçlanan Faydalar Nelerdir?
Psikolojik rahatsızlıkların belirtileri azaltılabilir yada tamamen ortadan kaldırılabilir
Çocuklara ve ailelere stresle, duygusal ve davranışsal problemlerle başa çıkma konusunda yardımcı olur,
Çocukların ve gençlerin problem çözebilme ve başkalarından yardım alabilme becerileri gelişir,
Çocuk psikoterapisi kendine güven artışı sağlar,
Çocuk psikoterapisi travmaya sürükleyen olayların durdurulmasını ve travmaların neden olduğu yaralanmaların izlerinin yetişkinliğe taşınmamasını hedefler.
Çocuk-Ergen Psikoterapisinde Nasıl Bir Yol İzlenir?
Genel olarak, çocuklarla yürütülen çalışmalarda ilk görüşmede yalnız ebeveynlerle yürütülür. Ergenlerle yapılan çalışmalarda ise ilk görüşmede ergen danışan ebeveynleri ile birlikte görülür. Hem çocuk ya da ergenin kendisinden (yaşına bağlı olarak) hem de ailesinden sorunun tanımına dair bilgiler ve gelişimsel bir tarihçe alınır. İlerleyen görüşmelerde gerekli görülmesi halinde değerlendirme amaçlı olarak bazı testler uygulanabilir. Çalışmaların yürütülme şekli konuya, çocuğun veya ergenin yaşına ve içinde bulunduğu duruma göre değişkenlik gösterebilir. Bu sebeple bazı görüşmeler yalnız çocuk veya ergenle, bazıları sadece aileyle, bazıları ise tüm aile bireyleri birlikte görülebilecek şekilde düzenlenir.
İlk Seansa Nasıl Hazırlanılmalıdır?
Kimi aileler ilk seansa gelmeden önce hiçbir bilgilendirme yapmazlar bu da çocuğun ilk psikoterapi sürecini olumsuz etkiler. Öncelikle çocuğunuza neden ailenizin ve kendisinin psikoterapiye gittiğini dürüstçe açıklamalısınız. Bu tarz bir görüşmenin doktora gitmekten (iğne olmak, ilaç içmek vb.) farklı olduğunu bir uzmanla konuşarak ve oyun oynayarak problemleri çözmek için yardım alacağınızı anlatın. Çocuklar ve gençler için terapistin tüm aile üyelerine yardımcı olmaya çalıştığını söylemek onları rahatlatacaktır. Aynı zamanda ergen ve gençler için terapistle yapacakları görüşmenin kendilerinin izni olmadan aileyle paylaşılmayacağını ve gizli kalacağını paylaşın ( Buna istisna durumlar başkalarına zarar verme istekleri yada intihar düşünceleri olacaktır.)

Bireysel Terapi

BİREYSEL TERAPİ
Bireysel terapi; bireylere güvenlik, sevgi ve saygı, benlik saygısı, kararlı hareket etme ve kendini gerçekleştirmeye yönelik gelişim gereksinimleri karşılayabilecek koşulların sağlanması olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda bireylere kendilerine yardımcı olabilmelerini sağlayan kaynakları ve becerileri kazandırmaya da yardımcı olur.

Bireysel Terapinin Faydaları
Terapinin; kişinin psikolojik gelişimi, kişisel gelişimi ve psikolojik sorunların tedavisi üzerinde birçok faydası vardır
Terapi yaşananların anlatılabilir hale gelmesini sağlar.
Terapide, acı veren yaşantılarımıza karşı duyarsızlaşırız.
Terapi, kişinin yaşantılarının sorumluluğunu almasını sağlar.
Terapi, düzeltici bir duygusal deneyimdir.
Terapi, kişinin kendine ve diğerlerine karşı taşıdığı temsilleri düzenler.
Terapi, kişinin kendini sakinleştirme kapasitesini artırır.
Terapi, kendi üzerimize düşünebilme kapasitemizi artırır.
Terapi, duygularımızı refleksif davranışlara dökmek yerine üzerine düşünebilmemizi sağlar.
Uzun dönemli etkili bir terapi beynin yapısını değiştirir.

Bireysel Terapiyi tercih edenler kimlerdir?
Diğerlerinin (aile, eş, grup vs.) yanında konuşamayacak kadar kendini çekingen hissedenler
Çift yada aile terapisine diğer üyeleri ikna edemeyenler
Kendi yaşamı üzerinde daha yoğun çalışmak isteyenler
Bireysel terapide hangi sorunlar üzerine çalışılır?
Bireysel terapide depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu gibi pek çok problemin yanı sıra, yalnızlık, ilişkisel problemler, motivasyonsuzluk, evdeki ya da işteki stres, uyum ve geçiş zorlukları, cinsellikle ilgili sorunlar, kendine güven ile ilgili zorlanmalar gibi pek çok konu başlığı üzerine çalışılır. Hayatınızda zorlanma yaratan ve değiştirmeyi umduğunuz pek çok şey bireysel terapinin çalışma alanına girebilir.

Bireysel terapi ne kadar sürer?
Problemin oluşum süreci yıllara yayılmış olabilir. Danışan yardım talebinde bulunarak çözüme ulaşmak için ilk ve en güçlü adımı atmıştır. Fakat şu unutulmamalıdır ki çözüm için başlayan bu süreç için belirli bir zamana ihtiyaç vardır. Bu nedenle terapinin süresi, kişiye, problemlere ve uygulanan yaklaşıma göre değişkenlik gösterir.

Aile Terapisi

AİLE TERAPİSİ
Aile üyeleri arasında iletişimin kalitesini arttıran ve çatışmaların üstesinden gelmelerinde onlara yardımcı olan bir psikoterapi hizmetidir. Aile terapisi; aile üyeleri, çiftler ve birbirini önemseyen diğer kişilere ifade edilmesi güç fikirleri ve duyguları korunmuş bir alanda ifade etme olanağı sağlar. Birbirlerinin deneyimlerini, gereksinimlerini ve fikirlerini anlamalarına ve ilişkilerinde değişiklik yapmalarına olanak sağlar.

Aile Terapisinin Çalışma Alanına Giren Konular
Aile anlaşmazlıklarında,
Alkolizm, fiziksel hastalıklar, yas, yaşlılık, kültürel uyum, travma, göç, boşanma süreci gibi yaşamın dönüm noktalarında,
Aile için sorun olabilecek büyük değişimler yaşandığında
Çocukların davranış ya da okul problemlerinde bu hizmetten faydalanılabilir.

Aile Terapisinin Avantajları
Herkes çözümün bir parçası olabilir,
Çözüm kararlarının birlikte alınması kararın uygulanabilirliğini arttırır,
Bireysel terapiye katılamayan üyeler aile terapisinde kendilerini güvende hissederler,
Aile terapisiyle oluşan değişim daha kalıcı olur,
Terapi sürecinde aile üyeleri birbirlerini motive edebilirler,
Psikoterapist üyeleri aile dinamikleri içerisinde gözlemleme şansına kavuşur.

Aile Terapisinin Dezavantajları
Aile bireyleri her konuyu eşlerinin ya da çocuklarının yanında konuşmak istemeyebilirler,
Bireysel terapiye oranla daha zor organize edilir,
Aile üyeleri arasında tartışma çıkabilir psikoterapistin herkese olanak sağlaması güç olabilir,
Bireysel terapiden daha yüksek ücret gerektirebilir.

Grup Psikoterapisi

Psikoterapi deyince, çağdaş ruh bilim bilgilerine dayanarak, danışan ile olumlu bir ilişki içinde özel teknikleri kullanan bir takım uygulamalar anlaşılır. Grup psikoterapisi ise bu eğitimi almış grup psikoterapistleri tarafından yönetilen, 8- 20 kişiden oluşan, uygun şekilde seçilmiş danışanlara uygulanan bir psikoterapi biçimidir. Genellikle haftada 1,5-2 saatlik oturumlar halinde gerçekleşir. Psikoterapist değişimleri sağlamak için grup üyeleri arasındaki dinamikleri ve etkileşimleri kullanır. Grup psikoterapilerinin en büyük özelliği, grup üyelerinin, yönetici/ yöneticilerden olduğu kadar, diğer üyelerden de geri bildirim almalarıdır. Birden çok kişinin birbirlerine yardımı söz konusudur. Bir başka özelliği de, hem kişinin hem de terapistlerin, danışanın, ruhsal, duygusal ve davranışsal tepkilerini doğal şekilleriyle gözleyebilmeleridir. Danışanlar bu sayede kendilerini ve diğerlerini daha iyi anlama, tanıma ve kendilerini değiştirme, geliştirme fırsatı bulurlar.

Gruplara özgü terapötik faydalar nelerdir?

Gruba özgü tedavi edici etkiler arasında;
Evrensellik (yalnız değilim duygusu),
Özgecilik (başkalarını düşünme),
Empati becerilerinde artış,
Umut aşılaması,
Geçmişi tamir eden duygusal yaşantı,
Sosyalleşme becerilerinin gelişmesi,
Sağlıklı özdeşimler kurma,
Kabul ve hoşgörü geliştirme,
Gerçeği değerlendirme yetisinde artış,
İlişkisel öğrenmeler, farkındalık artışı, içgörü artışı vardır.